Abbey Lee Kershaw etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abbey Lee Kershaw etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Ekim 2011 Pazartesi

FASHION IN MOTION: Abbey Lee ve Grubu ve Pierre Balmain

Abbey Lee Kershaw, –Kate Moss’u her zaman olduğu gibi bütün listelerin dışında tutuyorum- Sasha Pivovarova ve Coco Rocha’nın yanına eklenerek en sevdiğim modeller combo’sunun üçüncü halkasını pekala oluşturabilir. Bu 3 modelin, model olmaları dışında, başka bir ortak özelliği daha var; üçü de sanatın bir dalıyla oldukça haşır neşir. Sasha, “Başka çocuklar bebeklerle oynarken ben kalemlerle oynuyordum” diyen ve geçtiğimiz senelerde gerçekleşen kişisel sergisi aracığıyla işlerini insanlara ulaştırabilmeyi başarmış bir ressam aynı zamanda. Coco’nun ise sağlam bir dans geçmişi ve hatta bu yeteneğini 2007 yılındaki bir Jean Paul Gaultier defilesinde podyumda sergilemişliği var. (İzleyenlerin vaov sesleri ve alkışlarla eşlik ettiği bu anı merak edenleri hemen buraya alalım.)

 
Our Mountain - Vogue Japonya Ekim 2011

Abbey Lee Kershaw ise tarzı, vücudundaki piercing ve dövmeleriyle her daim bir rock chic olduğunun sinyallerini çevresine yayıyordu zaten. Bu nedenle kendisinin aynı zamanda  psychedelic rock müzik yapan bir grubun üyesi olduğunu öğrendiğimde hiç şaşırmadım. Our Mountain; bütün grup üyelerinin, Abbey de dahil, Avustralyalı olduğu dört kişilik bir grup. 2010 yılında Melbourne’den New York’a gelip grubu burada yeniden şekillendirmeye çalışmaları sonucunda Abbey’i de gruba dahil etmişler ve grup şimdiki halini almış. Peki Abbey ne mi yapıyor? Ne yapmıyor ki. Hem klavyede, hem vokalde, hem de tamburinde. Tarzlarını ve yaptıkları müziği ise oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Yani birisi arasa ve “Bu akşam Babylon’da Our Mountain var, geliyor musun?” dese asla hayır demem. Bu da buradan yetkililere mesajım olsun.

Grubunuzda Abbey Lee Kershaw gibi podyumların ve markaların gözdesi bir model varsa ve buna ek olarak özgün müzik yapıyorsanız, dikkatleri üzerinize çekmemeniz neredeyse imkansız. Mesela Russh Magazine’in hemen dikkatini çeken grup, geçtiğimiz kış aşağıda görmüş olduğunuz harika çekimle derginin sayfalarına konuk olmuştu. Siz de Abbey Lee’de az da olsa bir Deborah Harry görmüyor musunuz?





Şimdilerdeyse Abbey Lee ve grubu Pierre Balmain’in 2012 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu için çekilen 3 serilik bir videoda boy gösteriyor ve pek tabii ki videolarda kullanılan şarkı, yani Devil Banquet, Our Mountain’a ait. Grubun solisti Matthew Hutchinson (aynı zamanda Abbey’nin erkek arkadaşı) gelecek yaz bize nasıl bir Balmain erkeği ile karşılaşacağımızın ipuçlarını verirken, Abbey Lee de tam bir Balmain kadınını temsil ediyor. Balmain adı geçmese sanki bir müzik videosuymuş gibi keyifle izleyebileceğiniz bu videolar, bir yandan da beni -Abbey Lee’yi beğendiğim modeller listemin en başına oturtuşum konusunda- sonuna kadar haklı çıkartıyor.

Part 1:


Part 2:


Part 3:


Fotolar: Fashion Gone Rouge, Our Mountain

6 Ekim 2010 Çarşamba

Kışkışlama Kışı.

Kış gelmiş, hava soğukmuş, insanlar mutsuzmuş. Hatta bu kış son 1000 yılın en soğuk kışı ile karşılaşacakmışız. Ne yapacakmışız? Şikayet… Şikayet… Kış bu kadar kötü bir şey mi? Bence değil, hiç değil.

Kış, kahve ile sigaranın beraber içilebildiği güzel sabahların mevsimi. Hele bir de kar yağıyorsa, elinde güzel bir kitap, cam kenarına tüneyip de dışarıyı izleme mevsimi. Anneye ya da anneanneye örmesi için sipariş verilen kazakların mevsimi. Rengarenk atkıların, çorapların, berelerin hakkını verme mevsimi. Salep ve bozanın mevsimi!  Bir de sokağınızdan “Bozaaaacııı!” diye bağıran bir bozacı geçecek kadar şanslıysanız, nostaljilerin, çocukluğun mevsimi. Üşüyen ellerin mevsimi. Üşüyen elleri ısıtacak sevgilinin değerini daha iyi anlama mevsimi. Yorgan altında, kedinizle yanak yanağa izlenen filmlerin mevsimi. Sıcak şarabın yanında yenilen mis gibi tarçınlı kurabiyenin mevsimi. Botseverler Derneği üyelerinin favori mevsimi. İstiklal Caddesi üzerinden alınan kestanelerin mevsimi. Buz gibi bir havada bir anda beliren kış güneşi sayesinde ufak şeylerle de mutlu olunabileceğini anlama mevsimi. Üflemeden püflemeden ütü ve yemek yapabilmenin, çalışabilmenin mevsimi. Ha bir de yaza dair planların yapıldığı, tatil hayallerinin kurulduğu mevsim; hayal mevsimi.

“Kış! Kış!” deme kışa, kışkışlama, bırak gelsin. Hoş gelsin.

Harper's Bazaar US Ekim 2010 "The Big Chill"
Fotoğrafçı: Karl Lagerfeld, Model: Abbey Lee Kershaw, Sebastian Lund, Styling: George Cortin



Fotolar: Fashionising

15 Ocak 2010 Cuma

The Übermensch: Abbey Lee Kershaw

Kimine göre Adem ile Havva’nın çocukları, kimine göre de zaman içerisinde değişim göstererek insana benzemiş birer maymunuz. Diyelim ki Adem ile Havva’dan meydana geldik, Adem ya da nam-ı diğer Adam Amca da çamurdan meydana geldi. Peki o zaman Abbey Lee Kershaw neyden meydana geldi? Sorarım size ey ahali, aynı yerden yola çıkmışsak o niye böyle, biz niye böyleyiz? Atalarımızın aynı olabileceğine gerçekten inanmakta mısınız? O da bizim gibi çamurdan meydana geldi diyerek lütfen kendisine çamur atmayınız.
Ya da Darwin Amca’yı dinleyip evrim teorisini kabul ettik diyelim, Abbey Lee Kershaw’ın soyunun maymunlara dayandığını söylemeye cesaret edebilir misiniz? Nasıl bir evrim geçirmiş ki bu maymunlar ortaya böyle bir şey çıkmış? Ya da bütün insan ırkı evrimini hala tamamlayamamış.
Komplo Teorileri: Abbey Lee Kershaw genetiğiyle oynanmış bir tür kobay olabilir mi? Al Pacino’nun oynadığı Simone adlı filmdeki gibi gerçekte asla var olmayan bir bilgisayar ürünü belki de? Modellerin fahiş fiyatları ve zamanla bozulan fiziklerinden bıkmış, usanmış moda uzmanlarının özel üretimi olan bir cyborg ya da yolunu şaşırmış, gözünü şan şöhret bürümüş bir uzaylı?
Komplo teorileri çoğalabilir, herkes kendince bir şeye inanabilir, ama şurası kesin ki Abbey Lee Kershaw insan değil.
Muse Magazine #20 Aralık 2009 Sayısı
Fotoğrafçı: Greg Kadel Styling: Katie Mossman
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...