Konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konser etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2010 Perşembe

Hoşgeldin Yaz!


Yazın gelmesinin habercisi ne sıcaklar, ne cıvıldayan kuşlar ne de kaşındıran sivrisinekler... Ben yazın gelmesini artan konser, festival sayısından, "Ay hangisine gideceğiz ki şimdi?" telaşından, aynı güne sayısız aktivite sığdırmaya çalışmadan anlıyorum.

Bugün, Ghetto'da saat 22.30 itibariyle başlayacak olan Mor ve Ötesi 'nin yeni albümü için düzenlediği albüm lansman partisine mi gitsem? Ama ondan önce de saat 20:00'de Yeditepe Üniversitesi'nin bahar şenlikleri kapsamında Duman sahne alıyor. Onu da mı zorlasam? Yetişebilir miyim ki? Enerjim kalır mı ki? Seçemiyorum ki!

Yoksa Duman'ı 22 Mayıs günü gerçekleşecek Koç Üniversitesi şenliklerine mi bıraksam? Ama Duman'ım tütüyor. Ah ne yapsam?
Cumayı es geçsem, cumartesiye gelsem, kendimi Adidas Original Street Party'ye götürsem... Biraz Multitap, biraz Bon Mod dinlesem, kaykaycıları kessem, dans etsem...

Ya da kendimi 31 Mayıs'a kadar eve kapasam, partileme orucu yapsam, paramı bir köşeye koyup Bob Dylan merdiven bileti alsam, konser bakireliğimi Bob Dylan'a saklasam?

Ne yapsam, ne yapsam?

Hoşgeldin yaz!

27 Şubat 2010 Cumartesi

Istanbul on Speed!

İstanbul beni bozuyor arkadaş, yoksa suç bende değil. Fransızca Kursu’nda şarapla başlayan içki merasimimin votkayla devam etmesi ve rakıyla sonlanması onun suçu, benim değil. Oysaki bu gece ipler benim elimde olacak demiştim. İçeceğiz ama adabıyla demiştim. İstanbul bu, alttan giriyor, üstten çıkıyor, kafanı sürekli karıştırıyor. Sonra telefonlar yere düşüp ekranları mı gitmiyor, ipodlar mı kaybolmuyor, cüzdanlar mı unutulmuyor… Ah İstanbul, bana verdiğin zararın haddi hesabı yok…

Bu sabah uyandım, üzerimde anason kokusu, yüzümde tam çıkmayı başaramamış bir makyaj ve susuzluktan damağa yapışmış bir dil… Koca bir su şişesini kafama dikerken kendi kendimi telkindeyim: Bugün evdeyim, belki bir James Dean filmi izlerim, bilemedin dışarı çıkıp bir yemek yerim ama evdeyim. Nokta.

Sonra İstanbul dedi ki Chicks on Speed bugün İndigo’da. Indigo da benim eski evim, oradan taşınalı ve sokağından geçmeyeli çok oldu. Indigo’nun yerini meyhaneler aldı. Gençtik, Indigo bizim parti evimizdi. İnsan yaşlandıkça biraz huzur, iki kelime edecek hoşsohbet birini arıyor vesselam.

İstanbul mazi yapalım diyor bu gece, alttan girip üsten çıkıyor gene… Orhan Veli “İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.” derken bunu mu kastediyordu acep?

Anlaşılan o ki İstanbul on speed bu gece! Beni de sürüklüyor beraberinde… Yoksa istediğimden falan değil, içmeyi de pek sevmem zaten.

Ah İstanbul, ah!

*Gece için şimdiden demlenmeye başlamak isteyenlere; We Don't Play Guitars:


Chicks On Speed - We Don't Play Guitars (Promo Video)

MySpace Video
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...