Chuck Palahniuk “Aynen paranın iktidar unsuru olması gibi, aynen silahın iktidar unsuru olması gibi, güzellik de bir iktidar unsurudur” der Görünmez Canavarlar adlı kitabında. Çok haklıdır.
Yönetmenliğini Charles Vidor’un üstlendiği Gilda adlı film; paranın ve silahların konuştuğu bir dünyada güzelliğiyle var olmaya çalışan, erkekler üzerinde iktidar sağlamak için güzelliğini ve cazibesini kullanan bir kadını, Gilda’yı anlatır. Rita Hayworth’un canlandırdığı Gilda karakteri, her tip kadının mükemmel bir bileşimi gibidir sanki. Güçlü ama kırılgandır, başına buyruk ama korkaktır, seksi ama naiftir, zeki ama fevridir.
“Tanıdığım bütün erkekler Gilda’ya aşık oluyor, ama sabahları benimle uyanıyorlardı” der Rita Hayworth. Çünkü öyle bir karakter yaratmıştır ki, karakterin yaratıcısı bile onunla yarışamaz hale gelmiştir. Çünkü bu kadın öyle bir kadındır ki; sadece eldivenini çıkararak erotik sinema tarihine adını altın harflerle yazdırabilir, tarihin en önemli striptiz sahnelerinden birine tamamen giyinik olmasına rağmen sahip olabilir.
Evet, Gilda çekileli 64 yıl oldu ama o hiç eskimeyecek. Rita Hayworth 1987 yılında aramızdan ayrıldı ama Gilda hiçbir yere gitmeyecek. Çünkü o herhangi bir döneme ait olmayan bir kadın; o gelip geçici olmayan, zamanla eskimeyen, zamanla işi olmayan bir kadın. İnanmıyor musunuz? O zaman bir 1946’daki Rita Hayworth’un, bir de 2010’daki StyleBoom’un Gilda’sına bakın. Gilda'yı bir de StyleBoom'un ağzından dinleyin. O zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Rita Hayworth(Gilda) -1946
StyleBoom(Gilda) -2010
Gilda filmini senin için bu kadar özel kılan şey nedir Boom?
Bir kadını çekici, alımlı ve hatta güzel gösteren şeyin o kadının içinde, saçını savuruşunda, kocaman gülüşünde, vücut dilinde ve kendine güveninde olduğunu anlatıyor Gilda bana. Gilda benim için hayat bazen siyah beyaz da olsa, siyah klasik bir elbiseyle, saatlerce uğraşılmamış dalgalı saçlarla, fazlalıklar olmadan olağanüstü görünebilmek demek. Ayrıca bu sahnede söylenen şarkıyı da çok manidar buluyorum. :) Üstelik en sevdiğim filmlerden biri olan Shawshank Redemption’da karşıma çıkmasıyla da bir kez daha beni benden almıştır. :)
Gilda olabilmek için nasıl hazırlandın?
Öncelikle hemen Styleboom için birlikte çalıştığım müthiş bir fotoğraf sanatçısı olan Tolga Günay'ı aradım ve uygun olup olmadığını sordum. Tabii bu sahneyi ve Gilda'yı ikonikleştiren o muhteşem siyah saten elbise ve uzun eldivenler. Böyle bir elbise için hiç düşünmeden en iyisine, Gamze Saraçoğlu’na bir mail attım ve senden, projenden bahsettim; çok heyecanlandı ve inanılmaz uygun bir elbisesi olduğunu müjdeledi. Bu enfes elbise Gamze Saraçoğlu'nun “Müsvedde” isimli koleksiyonundan. Uzun eldivenleri almak için ise İstiklal yollarına düştüm ve Halloween partilerinden sebep kazıklanarak Aznavur Pasajı'ndaki bir dükkandan da onları aldım. :) Akabinde o sahneye çok uygun bir mekan arayışına girdim; ama pazar günü Taksim’de yaşanan tatsızlık mekanı son anda değiştirmek durumunda bıraktı beni. Tam hüzünlere gark olmuştum ki, muhteşem dekoruyla Etiler Sarıhan Gusto bana ve yalvaran gözlerime kapılarını açtı. :)
Bir günlüğüne de olsa Gilda olmak nasıl bir duyguymuş?
Olağanüstü. Çekimi yaparken o meşhur şarkıyı da çaldık, ben iyiden iyiye havaya girdim. Her ne kadar çok uzak bir ihtimal olsa da bir gün saçlarımı boyatacak olursam Gilda kızılı olmak istiyorum. :)
Gilda filminin 1946 yılında çekildiğini düşünecek olursak 40’lı ve 50’li yılların modasına ayrı bir ilgi duyduğunu söyleyebilir miyiz?
Kesinlikle! Özellikle 50’ler benim “modasal” olarak yaşamak istediğim yıllar. 40’lardan 80’lere kadar ilerleyen süreçte modanın geçirdiği evrim neredeyse her kademede hoşuma gidiyor ve benim için 80’lerle hayal kırıklığı başlıyor. Ben “şık”lığı seviyorum. :) Gilda’yı ise moda ne kadar değişken olursa olsun, ne kadar kendini yenileyip yenileyip arada tekrara kaçarsa kaçsın bazı parçaların asla eskimeyeceğini söylemek için seçtim. Tıpkı o sahnede Gilda’nın üzerindeki elbise gibi.
Filmin en sevdiğin sahnesi?
İlk olarak bu seçtiğim sahne, bir de Gilda ve Johnny’nin evde verilen partide sürekli atıştığı o aşk-nefret–iğneleme sahnesi. Bu filmle Casablanca arasında gidip gidip geldim ama sahneye yenik düştüm. :)
Bir kişi, soracağın soruya verdiği doğru cevapla Tiglon'dan Sex And The City 2 filminin dvd'sini ve tişörtünü kazanacak. Öyleyse haydi şimdi sor, sor, sor.
Benim de elimden geldiğince becermeye çalıştığım bu ikonik sahnenin başrollerinden biri de esasen Gilda’nın söylediği o enfes ve manidar şarkıdır. Bu şarkının isminin ne olduğunu sormak istiyorum.
--------------------------
*İpucu: Sorunun cevabı icin sözlüklere bakabilirsiniz.
*Kazanan kişi; doğru cevabı yorum olarak bırakan kişiler arasından random.org kullanılarak belirlenecek olup, 10 Kasım tarihinde bu yazının altına eklenecektir. Yorumunuza mail adresinizi de eklemeyi ve Twitter üzerinden yazının linkini paylaşıp, sonuna @gizemdalyan 'ı eklemeyi unutmayın.
*Fotoğrafların hepsi Tolga Günay ve StyleBoom tarafından bu blog için çekilmiştir. Lütfen onlara danışmadan, izinsiz kullanmayınız.
Kazanan: Çılgın Eltiler ( Yorumları silmeyi sevmediğimden önce doğru cevapları yayınlayıp, çekilişi yaptıktan sonra diğerlerini de yayınladım. Yanlış anlaşılmasın.)
--------------------------
*İpucu: Sorunun cevabı icin sözlüklere bakabilirsiniz.
*Kazanan kişi; doğru cevabı yorum olarak bırakan kişiler arasından random.org kullanılarak belirlenecek olup, 10 Kasım tarihinde bu yazının altına eklenecektir. Yorumunuza mail adresinizi de eklemeyi ve Twitter üzerinden yazının linkini paylaşıp, sonuna @gizemdalyan 'ı eklemeyi unutmayın.
*Fotoğrafların hepsi Tolga Günay ve StyleBoom tarafından bu blog için çekilmiştir. Lütfen onlara danışmadan, izinsiz kullanmayınız.
Kazanan: Çılgın Eltiler ( Yorumları silmeyi sevmediğimden önce doğru cevapları yayınlayıp, çekilişi yaptıktan sonra diğerlerini de yayınladım. Yanlış anlaşılmasın.)



