Fashion in Motion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fashion in Motion etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Nisan 2012 Salı

FASHION IN MOTION: Happy Birthday Mr. Zipper!


Sıradan bir güne hazırlık. Kahve suyunu ısıtma, gazetelere göz gezdirme, duş alma ve giyinip çıkma. Ayna karşısında en sevdiğiniz elbisenizi giyiyor ve fermuarını çekip kendinize şöyle bir bakıyorsunuz, ama yok, bugün bu elbisenin modunda değilsiniz. Belki de yeni aldığınız pantolonu giymelisiniz. Pantolonu giyiyor, fermuarını çekip düğmelerini ilikliyor ve kendinizi yeniden bir süzüyorsunuz. Artık eminsiniz; bugün kesinlikle etek giymek istiyorsunuz. Pantolonu çıkartıyor ve mini eteğinizi giyip fermuarını çekiyorsunuz. Şimdi nasıl? Fena değil, “Ama biraz daha 50’ler olsa?” diyor içinizden bir ses. İçinizdeki sesi dinliyorsunuz ve siyah korsenizi üzerinize geçiriyorsunuz hemen, fermuarını çekiyor ve iplerini bağlıyorsunuz arkadan. Altına da yüksek belli siyah kloş bir etek giyiyorsunuz. Evet, oldunuz. Bugün kesinlikle böyle hissediyorsunuz. Kıyafetinize biraz da renk katmalısınız ama. Kırmızı ruj ile kırmızı ayakkabı mesela? Kırmızı bootie’lerinizi geçiriyorsunuz ayağınıza ve fermuarını çekiyorsunuz. Kendinizi modern zamanların Dorothy’si gibi hissediyorsunuz. Telefonu, defteri, cüzdanıanahtarları ve bir de tabii kırmızı ruju çantaya atıyor, fermuarını kapatıyor ve evden çıkıyorsunuz. Artık dans etmeye hazırsınız.

Hemen hemen hepimizin her gün tekrarladığı bu sıradan günde fermuarla olan münasebetimiz sizlerin de dikkatini çekti mi? Bavullarda, çadırlarda, uyku tulumlarında, pantolonlarda, çantalarda, elbiselerde ve daha pek çok şeyde kullanılan ve farkında olmasak da hayatımızda mühim önem taşıyan fermuarın yaratıcısı Gideon Sundback’ın doğum günü bugün. Günde en az on kere yaratmış olduğun şeyle yakın ilişkiler kurduğumdan ve o olmasaydı ne yapacağımı dahi bilemediğimden teşekkürü sana borç bilirim. İyi ki doğdun!


Foto: Ecouterre

31 Aralık 2011 Cumartesi

FASHION IN MOTION: Lizard Queen İyi Seneler Diler!



Hem 2011 Lizard Queen için nasıl geçmiş, kısaca bir hatırlamak; hem hepinize sağlık, mutluluk, şans, aşk, para ve huzur dolu bir yıl dilemek; her şeyden önemlisi de beni yorumlarıyla, mailleriyle yalnız bırakmayan ve bütün sene boyunca bu blog'u okuyan siz sevgili okuyuculara teşekkür etmek için… İyi seneler!

28 Kasım 2011 Pazartesi

FASHION IN MOTION: Victoria's Secret Meleklerinin Mick Jagger Dansı

Victoria’s Secret Fashion Show 2011 yarın CBS ekranlarında olacak. Biz de muhtemelen, yüreğimiz buna el verir ve gücümüz yeterse şayet, yılbaşı gecesi televizyonda izleyebiliriz.

Victoria’s Secret’ın insan üstü modellerle çalışması, mükemmel ötesi sunumlar hazırlaması gibi özelliklerinin yanı sıra bir de şu özelliği var: Meleklerinin müzisyenlerle olan aşklarını podyumlara taşıyor. Heidi Klum ve Seal ikilisini hatırlamayan yoktur herhalde. Şimdiyse bu çiftlere bir yenisi daha eklendi. Çoğunuz bu çifti zaten biliyorsunuzdur ama eğer hala aranızda bilmeyenler varsa, önce derin bir nefes alsın; çünkü çifti açıklıyorum: Adam Levine ile Anne Vyalitsyna! Çirkin şansı dedikleri şey yalan sanırım, çünkü Victoria’s Secret’ın meleğindeki düpedüz güzel şansı.


İşte bu büyük aşktan ötürü Maroon 5’ın solisti Adam Levine, Victoria’s Secret’ın yarın CBS’de de yayınlanacak olan şovunda sahnedeydi,  “Moves Like Jagger”ı seslendirerek sevgilisine resmen serenat yaptı, ortaya da şu yukarıdaki kareler çıktı.

Maroon 5’ın aynı şarkısını kullanarak eğlenceli bir de video hazırlamışlar. Bu videoda Victoria’nın meleklerini Mick Jagger’ımsı hareketler içinde görebilirsiniz ama ben şahsen videoyu adeta bir Rıdvan Dilmen edasıyla “Çok güzeller evet, ama bir Mick Jagger değiller” diyerek izledim. Siz yine de aşağıdaki videoyu izleyin ve en Mick Jagger hareketlerine sahip Victoria’s Secret meleği hangisiymiş, kendiniz karar verin. J



Fotolar: Daily Mail

3 Ekim 2011 Pazartesi

FASHION IN MOTION: Abbey Lee ve Grubu ve Pierre Balmain

Abbey Lee Kershaw, –Kate Moss’u her zaman olduğu gibi bütün listelerin dışında tutuyorum- Sasha Pivovarova ve Coco Rocha’nın yanına eklenerek en sevdiğim modeller combo’sunun üçüncü halkasını pekala oluşturabilir. Bu 3 modelin, model olmaları dışında, başka bir ortak özelliği daha var; üçü de sanatın bir dalıyla oldukça haşır neşir. Sasha, “Başka çocuklar bebeklerle oynarken ben kalemlerle oynuyordum” diyen ve geçtiğimiz senelerde gerçekleşen kişisel sergisi aracığıyla işlerini insanlara ulaştırabilmeyi başarmış bir ressam aynı zamanda. Coco’nun ise sağlam bir dans geçmişi ve hatta bu yeteneğini 2007 yılındaki bir Jean Paul Gaultier defilesinde podyumda sergilemişliği var. (İzleyenlerin vaov sesleri ve alkışlarla eşlik ettiği bu anı merak edenleri hemen buraya alalım.)

 
Our Mountain - Vogue Japonya Ekim 2011

Abbey Lee Kershaw ise tarzı, vücudundaki piercing ve dövmeleriyle her daim bir rock chic olduğunun sinyallerini çevresine yayıyordu zaten. Bu nedenle kendisinin aynı zamanda  psychedelic rock müzik yapan bir grubun üyesi olduğunu öğrendiğimde hiç şaşırmadım. Our Mountain; bütün grup üyelerinin, Abbey de dahil, Avustralyalı olduğu dört kişilik bir grup. 2010 yılında Melbourne’den New York’a gelip grubu burada yeniden şekillendirmeye çalışmaları sonucunda Abbey’i de gruba dahil etmişler ve grup şimdiki halini almış. Peki Abbey ne mi yapıyor? Ne yapmıyor ki. Hem klavyede, hem vokalde, hem de tamburinde. Tarzlarını ve yaptıkları müziği ise oldukça beğendiğimi söyleyebilirim. Yani birisi arasa ve “Bu akşam Babylon’da Our Mountain var, geliyor musun?” dese asla hayır demem. Bu da buradan yetkililere mesajım olsun.

Grubunuzda Abbey Lee Kershaw gibi podyumların ve markaların gözdesi bir model varsa ve buna ek olarak özgün müzik yapıyorsanız, dikkatleri üzerinize çekmemeniz neredeyse imkansız. Mesela Russh Magazine’in hemen dikkatini çeken grup, geçtiğimiz kış aşağıda görmüş olduğunuz harika çekimle derginin sayfalarına konuk olmuştu. Siz de Abbey Lee’de az da olsa bir Deborah Harry görmüyor musunuz?





Şimdilerdeyse Abbey Lee ve grubu Pierre Balmain’in 2012 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu için çekilen 3 serilik bir videoda boy gösteriyor ve pek tabii ki videolarda kullanılan şarkı, yani Devil Banquet, Our Mountain’a ait. Grubun solisti Matthew Hutchinson (aynı zamanda Abbey’nin erkek arkadaşı) gelecek yaz bize nasıl bir Balmain erkeği ile karşılaşacağımızın ipuçlarını verirken, Abbey Lee de tam bir Balmain kadınını temsil ediyor. Balmain adı geçmese sanki bir müzik videosuymuş gibi keyifle izleyebileceğiniz bu videolar, bir yandan da beni -Abbey Lee’yi beğendiğim modeller listemin en başına oturtuşum konusunda- sonuna kadar haklı çıkartıyor.

Part 1:


Part 2:


Part 3:


Fotolar: Fashion Gone Rouge, Our Mountain

5 Eylül 2011 Pazartesi

FASHION IN MOTION: Lanvin Fall 2011/ 100 Yıl+100 Saniye+Londra

Fashion in Motion köşesinde bu sefer izlemeye doyamadığım, elimde olsa ikisini arka arkaya loop’layıp saatlerce izleyeceğim iki eğlenceli video var. Bunlardan ilkini, yani Lanvin Sonbahar/Kış 2011 reklam kampanyasının videosunu muhtemelen çoktan gördünüz; çünkü kendisi Facebook’ta en çok paylaşılan videolardan biri olma yolunda hızla ilerliyor. Fotoğrafçılığını Steven Meisel’in üstlendiği kampanyanın videosunda Karen Elson ve Raquel Zimmermann, Pitbull'un 'I Know You Want Me' şarkısı eşliğinde dans ediyorlar. Peki ya sondaki Alber Elbaz? Çok tatlısınız Mr. Elbaz!



Daha önce Levi’s ile ilgili yazdığım şu yazıyı okumuş olanlar, bu videoyu da neden bu kadar çok sevdiğimi hemen anlayacaklardır. 13 Eylül’de açılacak olan yeni Westfield Stratford City’nin reklamı için hazırlanmış olan video, Londra’nın 100 yıllık stil geçmişini 100 saniyede bizlere özetleyiveriyor ve bunu tabii ki yine şirin mi şirin bir dans gösterisi eşliğinde yapıyor. Videodaki en güzel detay ise yıllar geçtikçe sadece kıyafetlerin değil, dans figürlerinin ve müziğin de değişmesi. İyi seyirler.

21 Temmuz 2011 Perşembe

FASHION IN MOTION: Stil Önerileri

Bir musibet bin nasihattan iyidir derler. Bunu bu yazıya uyarlarsak, şöyle de diyebiliriz: Bir video bin kelimeden iyidir. Belki de anlatması 4 ayrı uzun yazıyı gerektirecek birbirinden farklı konular, yalnızca 4 video ile işte karşınızda.

İlk video Anna Dello Russo’dan geliyor. Dj arkadaşı ile yaptığı Fashion Shower adlı çalışmada, Mark Fast elbisesi içinde dans eden Anna Dello Russo, modaya dair acı bir gerçeği yüzümüze çarpıyor: Moda asla rahat olmamalı. Coco Chanel'in konfor odaklı moda anlayışına taban tabana zıt olsa da, Anna’nın bu mottosunu bugüne kadar verilmiş en önemli (ya da en gerçekçi diyelim) stil tavsiyelerinden biri olarak kayıtlara geçirebiliriz.




Eşarplar hayatımızda önemli bir yer teşkil ettiği gibi, çok amaçlı olarak da kullanılabiliyorlar. İster boynumuzu, ister belimizi, ister de kafamızı süsleyebiliyorlar. Nasıl ve ne şekilde kullanacağımız tamamen bizim yaratıcılığımıza kalmış. Bu video da bir saç aksesuarı olarak eşarbı 3 farklı şekilde nasıl kullanabileceğimizi gösteriyor. The Moroccan Princess adlı bağlama tekniği, en kısa zamanda denenecekler listemde çoktan yerini aldı bile.


How To Tie A Turband 3 Ways from LEAFtv on Vimeo.


Yapımı çok basit ama inanılmaz şık duran, Yunan tanrıçalarına gönderme yapacağımız bir saç modelinin videosu. Kötü saç günlerinin, unutulan ya da son anda ortaya çıkan davetlerin de kurtarıcısı olabilir aynı zamanda.




Bu son videoda da kendime pek yakıştıramadığım, ama başkalarında gördüğümde beğendiğim bir şey, yani tırnak süsleme sanatı anlatılıyor. Hatta içlerinden birinin biraz farklısını Cherry Blossom Girl de uygulamış, şurada da paylaşmıştı.

11 Temmuz 2011 Pazartesi

FASHION IN MOTION: János Visnyovszky

Aylardan ‘hava o kadar sıcak ki dışarı çıkılmıyor’, günlerden ‘evde oturup sıkıntıdan bilgisayar başında pinekleme’. İşte böyle bir günde Facebook, Twitter gibi çeşitli sitelerde dolaşırken aklıma Budapeşte’de yaşayan bir arkadaşım düştü; János Visnyovszky. János inanılmaz yetenekli bir reklam filmi yönetmeni, kameraman, kurgucu ve daha pek çok şey. Kendisi modayla ilgili çok değişik videolar hazırlıyor. Ayrıca bu blog’da daha önce bahsettiğim Dora Mojzes ve onun orjinal tasarımlarıyla tanışmama da János vesile olmuştu. Linkine buradan ulaşabileceğiniz yazı, aynı zamanda bu blog’un ilk yazısı olma özelliğine sahip. Dora’nın tasarımları, János’un çektiği videolarda da tüm farklılığı ve dikkat çekiciliğiyle karşımıza çıkıyor.

Ben bu videoları blog’umda paylaşmak istediğimi János’a söylememin üzerinden herhalde bir yıl, belki de biraz daha fazlası geçti. Sırf bu yüzden, ben daha kolay erişebileyim ve paylaşabileyim diye işlerinin bazılarını video paylaşım sitelerine eklemişti. Yani kısacası geç kalan bir günah çıkarma ve János’un ilginç çalışmaları karşınızda.

HER FACES:


HER FACES janosvisnyovszky


KIFUTÓSZALAG:


KIFUTÓSZALAG janosvisnyovszky

6 Kasım 2010 Cumartesi

FASHION IN MOTION: Bence Levi's...


Levi’s denince aklınıza ilk ne geliyor? Denim pantolonları hayatımıza sokan Levi Strauss mu? Kurt Cobain’in öldüğünde üzerinde bulunan, Andy Warhol’un hayatı boyunca neredeyse üzerinden çıkarmadığı Levi’s 501 mi? 'Rabel Without A Cause' filminde giydiği Levi’s pantolonlar ile dönemin asi delikanlı imajının belirlenmesinde büyük rol oynayan James Dean mi? “Keşke blue jean’i ben yaratmış olsaydım” diyen Yves Saint Laurent mı?  “Levi’s bizden daha fazla western tarzı jean’ler üretebilir ve bunu daha uygun fiyata satabilir” diyen Calvin Klein mı? Yoksa kadınların vücut hatlarına göre tasarlanan ve doğal kıvrımlar, zarif kıvrımlar, çarpıcı kıvrımlar olmak üzere üç ana başlıkta toplanan pantolonlarıyla bizi sihire inandırmaya çalıştığı son reklam kampanyası mı?

Benim için hiçbiri. Çünkü benim için Levi’s, bütün bu şıkların ötesinde, bugüne kadar çekilmiş en güzel reklam filmlerinden birinin sahibi demek. Reklamın iyisi kötüsü olmaz lafının antitezi demek. İyi reklam demek. Kısacası bu demek:


LEVI'S
Yükleyen New_From_The_Original. - Son dakika haberler

Foto: 2b

23 Eylül 2010 Perşembe

FASHION IN MOTION: MODA AİLESİ

Fotoğrafçı Justin Wu, geçip giden New York Fashion Week'in ardından bir video hazırlamış: Moda dünyasının önde gelen isimleri "We Are Family" adlı şarkıyı söylüyor, dans ediyor ve eğleniyorlar.

Ben bu kocaman, mutlu, eğlenceli moda ailesini izlerken kendimi biraz üvey kardeş, biraz Cinderella gibi hissettim.

Cinderella'da şöyle bir söz geçer: "Do you love me because I'm beautiful, or am I beautiful because you love me?"

Benim de bu soruyu moda ailesi üyelerine sorasım geldi şimdi...


Boys & Girls of New York Fashion Week SS2011 from Justin Wu on Vimeo.

17 Eylül 2010 Cuma

FASHION IN MOTION: 3 Boyutlu Kate Moss


AnOther Magazine bugün Twitter üzerinden geri sayım yapıyordu. Sonunda ağızlarındaki bakla gün ışığına çıktı: AnOther Magazine ve Swarovski işbirliği ile gerçekleşen, Baillie Walsh’ın yönetmenliğini yaptığı üç boyutlu Kate Moss videosu. Baillie Walsh ile Kate Moss’un daha başka neler yapabildiğini merak edenler, bir de Alexander McQueen’in 2006 yılındaki defilesinde kullanılan Kate Moss hologramını izleyebilirler.

Bu videoda Kali’den, yani Vikipedi’nin dediğine göre “Hinduizm’de uzun ve karmaşık bir geçmişe sahip olan tanrıça”dan esinlenilmiş. Tıpkı Kate Moss gibi. O da uzun ve karmaşık bir geçmişe sahip değil mi?

AnOther Magazine satın alanlar, içinden çıkan gözlük sayesinde Kate Moss’u üç boyutlu olarak görebilecekler. Ama Kate Moss da sizi görecek mi, ondan şüpheliyim.



Foto: Another Magazine

7 Haziran 2010 Pazartesi

FASHION IN MOTION: Video Manyağı

Sex & City 2'nin vizyona girmesinin şerefine Cafe Etienne Marcel'in 24 Mayıs- 6 Haziran tarihleri arasında Cafe Sex And The City adını aldığını ve bu bağlamda burada bazı etkinlikler gerçekleştiğini burada yazmıştım. Katılımcılardan biri de Ghubar Magazine idi. Bu etkinliği videoya almışlar. Bakalım bakalım orada neler olmuş, az çok haberimiz olsun:


GHUBAR AT THE SEX AND THE CITY CAFE (PARIS) from ghubar magazine on Vimeo.

Bu video çıkalı çok oldu biliyorum. Ama gelsin sırf içinde Topshop fırınından çıkan yeni koleksiyonuyla Kate Moss olduğu için. Kate Moss ne yapsa sevdiğimiz için. Kate Moss için:





Twiggy'nin güzelliğini yeniden hatırlamak için:



Bu da She & Him'in In The Sun adlı müzik videosu. Zooey Deschanel ne kadar şirinmiş, tekrar görmek için:



She & Him - In The Sun from Merge Records on Vimeo.

Victoria's Secret modelleri iyiler, hoşlar ama hep aynılar. Hep mutlu, hep güler yüzlü, pek bir dertsiz, tasasız, en önemlisi de hep Victoria's Secret ürünleri içindeler. Başka yerlerde çok nadir görüyorsun, gördüklerin de pek ilgini çekmiyor. Ama Miranda Kerr de şeytanın bacağını Adriana Lima gibi kırıyor ve Numéro Dergisi'nin Haziran sayısında yaramaz bir katolik okulu öğrencisi olarak karşımıza çıkıyor. Hem saçları hem de kıyafetleriyle Japon animelerinden fırlamış gibi gözüküyor, ne de güzel oluyor. İşte bu çekimin videosu:



Numero #114 Miranda Kerr from Greg Kadel Studios on Vimeo.

Bunlar da çekimin fotoğrafları:
Numéro Magazine Sayı 144 "La Mauvaise Education"
Fotoğrafçı: Greg Kadel, Model: Miranda Kerr, Styling: Patti Wilson


Fotolar: Fashionising

30 Mart 2010 Salı

FASHION IN MOTION: Shake, Shake, Shake, Louboutin, Shake It All The Time!


Hadi eğri oturup doğru konuşalım şimdi. Dünyanın en hoş adamıyla bir çift Louboutin ayakkabı arasında kalsan biliyorum ki Louboutin’i seçeceksin. Bir kere adamın görünüşü aldatıcı olabilir, ambalajı iyi duruyor ama içi fos çıkabilir. Daha ilk kullanımda ağzı gözü kayabilir, alıp eve geldiğinde ilk başta göremediğin defolar bir anda fark edilebilir ve çoğu zaman da ne yazık ki geri iadesi olmayabilir.

Ama bir çift Christian Louboutin ayakkabı öyle mi? Biliyorsun ki o ilk görüşte aşk olacak ve bir yastıkta kocanacak, ilişkinizin 10. yılı bile o ilk cicim aylarını asla aratmayacak, iyi günde, kötü günde, hastalıkta ya da sağlıkta her zaman, her yerde o yanında olacak ve en önemlisi de sana kadın olduğunu, kadınlığını her daim hatırlatacak.

Her kadının hayallerindeki ideal eştir bir çift Christian Louboutin ayakkabı, zengin koca falan hikaye. Zengin koca isteniyorsa da bir çift Louboutin ayakkabıya ulaşmak için araç olarak görüldüğündendir, başka bir şey değil.

Peki her kadının hayali bu ayakkabıların yaratıcısının hayallerini ne süslüyor, bu ayakkabılara hangi hayaller hayat veriyor, biliyor musun?

Hadi izle de Christian Louboutin’in -her ne kadar daha önce hiç dans eğitimi almadım dese de- ne kadar güzel dans ettiğini de bir gör böylece.

Salla Louboutin salla!

*Videoyu izlemek için sizi buraya alalım efenim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...