Paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Paris etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ağustos 2010 Salı

GEZGİN QUEEN: Paris. Petit Palais. Yves Saint Laurent Sergisi.


“Paris. Petit Palais. Yves Saint Laurent sergisi. Kıyafetlerin arasında kendini kaybetmek, tuvalete saklanıp bir geceliğine unutulmayı dilemek.”

20 Temmuz günü “YSL: 40 Years Of Creation” sergisinden çıktığımda, Twitter üzerinden bu sözleri sarf etmişim. Az bile demişim. Oysaki orada, YSL’in elinden çıkma 300 parça kıyafetin arasında, değil bir gece, bir ömür bile geçirebilirdim.

Paris’te geçirdiğim bir aylık sürede birbirinden güzel yüzlerce anı biriktirdim. Hepsini beynimin içindeki hard diske teker teker kaydettim. Ama unutulmasın, zarar görmesin, bilgiler azalmasın diye hangi anını defalarca kaydedip yedeğe aldın, diye sorarsanız; o an, işte bu sergidir.

Bugün Paris’in bana kazandırdıklarından biri olan Agnieszka Gziut’tan bir mail aldım, sergide çektiği ya da çekebildiği birkaç fotoğrafı bana yollamış. Çekebildiği diyorum; çünkü aslında içeride fotoğraf çekmek yasaktı. Bu nedenle ben fotoğraf çekmeye teşebbüs bile etmemiş ve çekemiyor oluşuma da oldukça üzülmüştüm. Agny bu kuralı, ilk başlarda bilmediği, sonrasında da kendini tutamadığı için biraz delmiş. Bunu söylemek ne kadar doğru bilemiyorum ama, iyi ki de delmiş. :)

Sergide duvarlardan birinde şöyle yazıyordu: “Chanel kadınlara özgürlüğü, Saint Laurent ise gücü verdi.”

Gerçekten de öyle değil mi?

Genel Not: Fotoğrafların tümü Agnieszka Gziut’a aittir. İzinsiz çekilir ama izinsiz kullanılamaz. :)

Agny’e özel not: Agny, you know I love you!



4 Ağustos 2010 Çarşamba

GEZGİN QUEEN: Paris'te Alışveriş Bir Başkadır.

Topuklu ayakkabılarıyla bisiklet tepelerinde gezen ya da metronun merdivenlerini arşınlayan, çarşıya, manava bile Marc Jacobs çantalarıyla giden, öğlen yemeğinde bile üzerinden payetli, ışıl ışıl ceketini eksik etmeyen, makyajsız, duru ama son derece stil sahibi kadınları ve sanki az önce bir fotoğraf çekiminden çıkmışçasına bakımlı, şık erkekleriyle hiç şüphesiz ki modanın kalbinin attığı yerdir Paris. Bütün o can yakan markaları görmek için Champs-Elysees’de şöyle bir yürümek, Lafayette’de saatler geçirmek, BHV alışveriş merkezine ya da Forum Des Halles’e uğramak bile bunu anlamak için yeterlidir aslında.

Ama benim gibi alışveriş merkezleri yerine, amaçsızca dolaşırken tesadüfen keşfettiğiniz, minik, şirin butikleri, vintage ve ikinci el mağazaları tercih ediyorsanız, Paris’te kendinizi küçükken annenizin dolabını büyük bir merak ile karıştırırken nasıl hissediyorsanız aynen öyle hissedeceksiniz. St. Paul ve Hotel de Ville çevresindeki her sokağa girmek isteyecek, Etienne Marcel’den çıkmak bilmeyeceksiniz. Buradaki butiklerdeki €5 ya da €10’dan başlayan fiyatları gördükçe hayrete düşecek, büyük ihtimalle Türkiye’deki vintage mağazalarına getirilen kıyafetlerin de bu fiyatlara satın alındığını ve üzerine %100 kar konularak satıldığını fark edince feci halde kazıklandığınızı düşüneceksiniz.

Olur da bir gün yolunuz buraya düşerse diye, ama en çok da kendim ileride hatırlayabileyim diye, kendimce keşfettiğim dükkanların bir listesi:

Free 'P' Star

Free ‘P’ Star: En çok alışveriş yaptığım yer. €5’dan başlayan fiyatları ve vintage kokan kıyafetleriyle tam bir hazine.
61, Rue de la Verrerie 75004. Pazartesi-Cumartesi 11:00-21:00, Pazar 14:00-21:00 arası açık.

Vintage Desir: Fiyatları ve içerisindeki ürünleriyle Free ‘P’ Star’a çok benziyor, birbirinden güzel ürünleriyle insanı kararsız bırakıyor.
32, Rue Des Rosiers Paris 4eme. Her gün 11:00-21:00 arası açık.

Vintage Bar

Vintage Bar: Yves Saint Laurent, Gucci, Christian Dior gibi markaların vintage ürünlerini bulabileceğiniz yer.
16, Rue de la Verrerie 75004. Pzartesi-Pazar 11:00-20:00 arası açık.

Anthony Peto: €80’dan başlayan fiyatları nedeniyle dudak uçuklatsa da şapkaları muhakkak görülmeli.
56, Rue Tiquetonne 75002. Haftanın her günü 11:00-19:00 arası açık.

Eleven Paris Shop: Üzerinde birçok ünlü modelin ve sanatçının resminin bulunduğu birbirinden orjinal tişörtler €20’dan başlayan fiyatlarla burada. Kate Moss’lu olan tabii ki favori.
32, Rue Etienne Marcel 75002. Pazartesi-Cumartesi 11:00-19:00, Pazar 11:30-19:30 arası açık.

Episode

Episode: İlk Paris’e geldiğimde bir günümü geçirdiğim ve vintage babında ilk keşfettiğim yer. Gidilmeli, bakılmalı, hatta bir şeyler satın alınmalı.
Rue Tiquetonne 12-16 75002. Pazartesi 13:00-20:00, Salı-Cuma 11:30-20:00, Pazar 11:00-20:00 arası açık.

Bel Air: H&M’i andırıyor, kurcalandığında çok güzel parçalara rastlanabiliyor.
2, Rue des Rosiers 75004.

Lollipops

Lollipops Paris: Birbirinden tatlı ve şirin aksesuarlarıyla “lollipops” adını aldığına şaşmamalı.
2, Rue Rosiers 75004. Pazartesi 13:30-19:00, Salı-Cuma 10:30-19:00, Pazar 13:30-19:30 arası açık.

Dileme: Fırfırlı elbiseleri, dantelli ceketleriyle romantik görünümü sevenlerin tercihi.
74-76, Rue St. Antoine 75004. Her gün 10:00-19:30 arası açık.

Le Marché aux Puces

Le Marché aux Puces: Antika ürünleri, eski kitap ve dergileri sevenler için bir cennet olabiliyor, eski Vogue'lar , Marie Claire'ler ve Elle'ler arasında insan kendini kaybedebiliyor, hatta dayanamayıp birkaç tane alabiliyor.
140, Rue de Rosiers 93400 Saint-Ouen. Cumartesi 9:00-18:00, Pazar 10:00-18:00, Pazartesi 11:0017:00 arası açık.

1 Ağustos 2010 Pazar

GEZGİN QUEEN: Paris. Jean Paul Gaultier. Merhaba.

Uzun zaman oldu. Paris’in büyüsüne kapılınca boşladım burayı. Bu şehri doyasıya yaşayabilmek adına sadece blog’umdan değil, uykumdan bile fedakarlık ediyorum çoğu zaman. Hem öğrencilik kayıtsızlığını, hem bir turistin sonsuz merakını, hem de Parisien hayatını bir arada yürütmeye çalışırken yosun tutmuş, küflenmiş bir blog’un sahibesi oluverdim. Bugün fark ettim de biraz budamak, yenilemek, yeniden hayat vermek lazım buraya.

Dün Palace de Chaillot’yu ziyaret ettim. Daha önce burada La Suite Elle Decoration adlı projeden bahsetmiştim. Her sene ünlü bir tasarımcı tarafından dekore edilen bu suit, bu sene Jean Paul Gaultier tarafından yeniden tasarlandı. Detaylı bilgilere ve fotoğraflara buradan ulaşabileceğiniz gibi, bir de kendi çekmiş olduğum amatör fotoğrafları paylaşmak bahanesiyle blog’uma an itibariyle geri dönüş yapıyor, uykumdan biraz daha fazla fedakarlık etmeyi planlayarak, blog’uma daha fazla zaman ayırmayı umut ediyorum. :)

Burada yaşayabilirim;  ne Jean Paul Gaultier'in elinden çıktığı için, ne çizgili desene hasta olduğum için, ne de her tarafı dantel deseni kaplı yatak odası için, ama sırf terasına çıktığınızda karşınıza çıkan bu manzara için:


Yeniden merhaba.

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Sex And Paris


Dünya nefesini tutmuş bekliyor, Sex And The City 2'yi heyecanla bekliyor. Carrie yine ne giymiş, Samatha bu sefer ne karıştırmış, bunların hepsi ekipçe ne olmuş da çöllere düşmüş, bu soruların cevabını arıyor.

Vogue Türkiye, 1 Haziran'daki özel gösterimi ve arkasından gerçekleşecek olan özel partisi için 50 adet davetiye veriyor, herkes bunları kazanmanın peşine düşüyor. Öyle ki Twitter üzerinden blogger'lar arası küçük çaplı bir tartışma bile yaşanıyor. Filmin New York galasından olan görüntüler istesen de istemesen de her yerde karşına çıkıyor, sanki dünya Sex And The City 2 yörüngesinde dönüyor.

WH Smith kitabevi de yaratıcı bir fikirle ortaya çıkıyor ve "Manhattan Paris'e taşınıyor." anlamına gelen "Manhattan Debarque a Paris!" adlı projeyi organize ediyor. Bu bağlamda Cafe Etienne Marcel, 24 Mayıs-6 Haziran tarihleri arasında Cafe Sex And The City adını alarak bir çok aktiviteye ev sahipliği yapıyor. Kokteyller dağıtılıyor (muhtemelen Samantha'nın en sevdiği Cosmopolitan başta olmak üzere), saç, makyaj ve tırnak workshop'ları yapılıyor, stil danışmanlarından tavsiyeler alınıyor. Bunun yanı sıra bugünden itibaren başlayacak konuk yazar katılımı ile organizasyon daha da renkli bir hale geliyor ve insanlar "Her Yaşta Genç Kalma" konusu üzerine Mireille Guiliano, "Amerikalı Yazarlar Paris'te" başlığıyla David Lebovitz, Alec Lobrano, Heather Stimmler-Hall, "Kendi Mr. Big'inizi Nasıl Bulabilirsiniz?" sorusunu cevaplamak için Jamie Cat Callan gibi birçok yazar ile bir araya gelerek söyleşme fırsatı yakalıyor.

Rezervasyon yaptırarak katılım sağlayabileceğiniz bu etkinliğin en güzel tarafı ise ücretsiz olması. Paris'te yaşayanlar ya da gidecek olanlar, hala yer kalmış olma ihtimali çok küçük de olsa deneyin şansınızı, değerlendirin bu fırsatı.

"Şimdi Paris'te olmak vardı anasını satayım" nidaları eşliğinde, çekilirim odamın bir köşesine.

Adres: 32 Rue Etienne Marcel, 75002 Rezervasyon için tel no: 06 86 719467
Etkinlikler hakkında daha fazla bilgi için:
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...